Monday, 28 November 2011

Atlı Okçulukta Yay Seçimi


'Atlı okçuluğa başlamak istiyorum, hangi yayı seçerim?'
Bu soru birçok arkadaştan geliyor. Bu yazıda yay seçimini kolaylaştırmak için bazı yaylar hakkında bilgi ve fikir sunacağım, ama sonuçta seçim yine sizin olacaktır. Not: bu yazı atlı okçuluk yapmak isteyenler için, ilk yayını almak isteyen yaya okçular için mesela aşağıda anlattığım Kore yayını tavsiye ederim.

Organik yay/Hornbow/kompozit yay, (boynuz/sinir/balk tutkallı yay) 

Artı ve Eksileri:
+ Yüksek librelerde (70 libre üzeri) diğer yaylardan daha hızlı
+ Tarihi Türk/Osmanlı yaylarına en çok benzeyen yay
- havadan çok etkilenir, sıcakta libresi düşer, soğukta artar
- Yağmurlu veya rutubetli günlerde kullanılmaz
- Kullanılmadığı zaman bile bakımı zor, belli oda sıcaklığında tutulması gerekiyor, rutubetin kontrol edilmesi gerekiyor (fazla rutubet iyi değil, yay rutubeti içine çeker, az rutubet de iyi değil, rutubet yaydan çıkınca yay çatlayabilir)
- Kurması zor, yay kollarını ısıtıp, forma sokup kurmak gerekiyor, bu da zaman alabiliyor
- Twist/dönme yapabiliyor, yay kolları dönebiliyor veya yay asimetrik forma dönüşebiliyor
- Çok pahalı
- Yapımı çok uzun sürüyor (en az 1,5 sene)
- Kullanılabilecek kalitede yay yapıp satan ustalar çok az ve bekleme listeleri çok uzun
- Sadece 75 libre üzeri mantıklı

Bu son noktayı biraz açmak istiyorum. 75 libre altında organik yay yaptırmak mantıklı değil, neden?
Organic olmayan yaylar (örn. ahşap veya fiber) 60-70 libreye kadar iyi performans gösterse de bu librelerin üstünde yay yapıldı mı performansı çok düşüyor. 90 libre fiber yay elde etmek için sallara (yay kollarına) o kadar malzeme ekleniyor ki atış esnasında bu ağırlıktan dolayı kollar yeteri hız ile öne fırlayıp depolanan enerjiyi oka aktaramıyor. Sonuç ne oluyor? Aynı malzemeden yapılmış 55 librelik yay aynı oku 85 librelik bir yaydan daha hızlı fırlatıyor.
Organik yayın özelliği, boynuz/sinir/tutkal bilişiminden dolayı 70 libre üstünde yaylar yapıldığı zaman kollarının ağırlığı fazla artmamasıdır. 100 librelik Türk yayı yapılsa bile yayın ağırlığı hala 300-400 gram civarı olabiliyor. Türk organik yayının özelliği burada.
Öte yandan 65 libre altında organik/kompozit yay ve ahşap veya modern malzemeden yapılmış bir yay arasında fazla performans farkı yok! 45 librede mesela bir fiber Kore yayı organik Türk yayı ile benzer performans gösterebilir. Bu yüzden 75 libreden az organik yay/hornbow/boynuzlu yay tavsiye edilmez. Yine de yaptırmaya kalkarsanız olayı size bir örnek ile anlatayım: Çok para veriyorsunuz ve bir Ferrari alıyorsunuz ancak buna Tofaş motoru taktırtıp saatte 30 kilometre hızı geçmiyorsunuz.. 75libre altı hornbow da buna benzer işte...

Hornbow kesinlikle başlangıç yayı değil ve hergün kullanabileceğiniz yay da değil, oldukça sorunlu bir yay tipi. Yaya okçuluğu dışında atlı okçuluk antrenmanları ve müsabakaları için de tavsiye etmiyorum. Antrenmanlarda yay düşebilir, veya at kemirebilir (başıma geldi), yay kolları dönüp kiriş çıkabilir. Ayrıyetten at üzerinde 70 libre üzeri yaylar kullanmak da zor olabilir.

Kemanger Yokhua Yang- Türk Osmanlı organik yayı

Nerden temin edilebilir:
http://www.taiwanhornbow.com/
Fiyatı: 3200 dolar (5936TL)
Yokhua Lukas'ın öğrencisidir. Yaylarının oldukça iyi olduğu söyleniyor ama ben şahsen denemedim.


Kemanger Czaba Grozer - Türk Osmanlı organik yayı

Nerden temin edilebilir: http://www.grozerarchery.com
Uzunluğu: 51,5 inch
Fiyatı: 800 Euro (1974TL), süslemesi 50 Euro

+ Alabileceğiniz en ucuz kompozit yay
- Süslemesi yanlış, müzedeki yaylardaki Osmanlı motifleri çok farklı
- Yavaş
- Ağır
- Uzun


Ben şahsen sadece tek bir Grozer Osmanlı/Türk Hornbow'u denedim. Ağırlık, model, uzunluk olarak Turkish base'ler ile aynı gibi. Performansı da Turkish base'ler gibiydi. Okçuluk camiasında bu noksanlıklardan dolayı pek tutulmuyor. Ama haksızlık etmemek lazım, şu ana kadar belki Osmanlı modelini düzeltmiştir. Monuş diye bir Macar, Czaba'nın yaylarıyla 500 küsür metreye ok fırlattığını unutmayalım, ancak kullandığı yay Asur hornbow'uydu..

Bir başka yay yapımcısı Jaap Koppedrayer. Lukas ve Adam Karpowicz'den daha önce yay yaptığını söylüyor. Yayın fiyatı 2500 Amerikan doları (4637TL) ve 3 sene şipariş bekleme süresi var.


Kemanger Lukas Novotny - Saluki Türk Osmanlı organik yayı


Fiyatı: Süslemesiz boyasız temel şekli 2400 Amerikan doları (4426 TL) süslemeyle 3000 doların üstüne çıkabiliyor (5530 TL)
Nerden temin edilebilir:
http://www.salukibow.com/28.html
Depozitoyu ödedikten sonra yapımı ve sipariş sırası birkaç sene sürebilir (Lukas çok yoğun, müthiş sıra var)


Kore yayları
Kaya Korean Bow


Çekiş güçleri: 30-55 lbs
Uzunluğu: 48inch
Nerden temin edilebilir:
http://www.quicksarchery.co.uk/superbasket/product/253/KB90+Kaya+Korean+KTB+Bow


Artı ve eksileri:
+ Performansı çok iyi. En hızlı yaylardan biri. Düşük librelerde bile çok hızlı. Grozer base Turkish gibi yaylar 30 librede 'salatalık' gibi olurken bu yay 30 librede bile inanılmaz hızlı.
+ Ucuz. Diğer yaylara kıyasla en ucuzlardan biri. Fiyatı 125 Sterlin (361 TL)
+ Hafif
+ Stokta genelde mevcut, ısmarlandığında 1 hafta içinde elinize gelebiliyor. (Bazı Grozer yayları için 1 sene beklediğimi hatırlıyorum)
+ Kırılmıyor
- Formu güzel, hatta Tatar yayı formunu çok andırıyor, ama yine geleneksel yaya pek benzemiyor
- Kabzası çıkıntılı
- Brace height (Çile ile kabza arasındaki mesafe) Türk atış stiline göre çok düşük, ben çileyi kısaltmak için iki ucuna düğüm atıyorum



Grozer Yayları
Grozer Turkish base

Çekiş güçleri:: 30-60 libre arası
Uzunluğu: 51,5 inch

Artıları ve eksileri:
+ Biraz uzun olsa bile Türk yaylarına oldukça benziyor
- uzun olduğu için bazen 'hand shock' yapabiliyor (atış anında kabza elinde titreşim)
- Çok yavaş bir yay, bilhassa 30-50 libre arası
- Ismarlaması uzun sürüyor (en az 6 ay)
- Çabuk kırılıyor

Bu Türkiye'de en çok yaygın olan yay ama pek tavsiye etmediğim bir yay. Bu yaydan birkaç tane kırdım, bir seneden fazla ender dayanıyor. Ve en önemlisi, performansı iyi değil, çok yavaş.

Biocomposite Turkish short


Çekiş güçleri:: 30-85 libre arası
Uzunluğu: 47,5 inch
Fiyatı: 350 Euro

Artıları ve eksileri:
+ Hızlı. Grozer'in yaptığı en hızlı yaylardan biri
+ Formu Türk yaylarına benziyor ve gayet kısa
- Ismarlaması uzun sürüyor (en az 6 ay)
- Tir geçimi çok geniş, genel olarak yayın kolları çok geniş
- Kasanlar kaba bırakılmış

Grozer'in yaptığı en iyi yaylardan. Bir de uzun modeli var, o da oldukça hızlı, ancak daha uzun ve kasanları yok.
Turkish Junior

Çekiş güçleri:: 25-50 libre arası
Uzunluğu: 45 inch
Fiyatı: 170 Euro

Artıları ve eksileri:
+ Kısalığı açısından müzelerdeki Türk yayına en yakın olan yay
- Fiyatı diğer yaylara nazaran ucuz
- Çabuk kırılıyor
- Ismarlaması uzun sürüyor (en az 6 ay)
- Daha çok bayan veya çocuk yayı


Saluki yayları (Lukas Novotny)
Saluki Türk Hybrid yayı

Çekiş güçleri:: 30-65 libre arası
Uzunluğu: 46-51 inch
Fiyatı: 850 Amerikan Doları (1577 TL), boyalı 1000 Dolar
Nerden temin edilebilir:
http://www.salukibow.com/45.html

Saluki Hybrid Türk yayı
Artıları ve eksileri:
+ Muhtemelen piyasada en hızlı yay, organik yay kadar hızlı. Organik yayların havaya bağlı performans düşüşünü de hesaba katarsak organik yaylardan daha bile hızlı olabiliyor.
+ Asla kırılmıyor
+ Yay formu Osmanlı Türk yaylarına çok iyi benzetilmiş
+ Yay çok hafif
- Kasanlar üçgen değil, dörtgen
- Kabza Osmanlı Türk yaylarındaki gibi dışta değil, iç tarafta
- Fiyatı biraz pahalı
-Standard olarak boyalı değil, modern yay gibi lamine katları görülüyor, süs ve boyama ile daha çok Türk organik yayına benzetilebilir ama bu fiyatı artırıyor (1000 Dolar)

65 libreye kadar bütün yaylardan üstün performans gösterir, 70 librenin üstünde yine yay kolları çok ağır olur ve performans organik yaya göre biraz daha düşük olur. Bu yüzden de Lukas 65 libre üzeri hybrid yay yapmıyor.

Karşılaştırmayı kolaylaştırmak için yukarıdaki yayları 3 özelliğe göre puanladım. İlk özellik 'Performans' yani yayın hızı:
İkinci özellik yayın müze örneklerine ne kadar benzemesi:
Üçüncü özellik de fiyatın uygunluğu:
(Bu arada yukarıdaki fiyatlar değişmiş olabilir.)


Son olarak birkaç düşünce:
Para sorun değilse Lukas'ın hybrid Türk yayını tavsiye ederim. Bu bütçe yüksek geliyorsa Kore yayı tavsiye ederim. Yeni başlayanlar ucuza ve en kısa zamanda eline geçebilecek iyi performanslı yay istiyorlarsa Kaya Kore yayını tavsiye ederim. Zamanınız varsa orta bütçeli Grozer Biocomposite Turk short yayını da tavsiye ederim. Tabi başka yaylar da var, örn. Kassai yaylarına hiç değinmedim çünkü performansları yukarıdaki yaylardan daha iyi değil ve model olarak daha çok fantezi. Sevgili Cem Dömez ve Yaşar Metin Aksoy Kemangerlerimizin organik yaylarına da değinmedim, çünkü yay satmıyorlar (satsalar ilk müşterileri ben olurdum) ve zaten at üstünde hornbow hiç tavsiye etmem. Ayrıca sentetik yaylarda sadece kendim gördüğüm denediğim yayları yazdım, örn. Mehmet Gölhan abimiz yeni model tirkeş yayı yapıyor, ve oldukça hızlı olduğu söyleniyor ama şahsen daha denemedim. Mehmet abiyi tebrik ediyorum, ve ileride seri üretime geçmesini umuyorum, Türkiye'ye ucuz, hızlı ve kırılmayan yay lazım ve geniş bir kitlenin bu ihtiyacını uzun bekleme süresi olmayan yaylar ile karşılamak lazım. Yukarıdaki bilgiler ve fikirler 'atlı okçuluk' içindir, bu da unutulmamalıdır. Okçuluğa daha yeni başlayan biri için mesela Saluki yaylarını hiç tavsiye etmem. Böyle bir yay ikinci veya üçüncü yayınız olabilir ama yeni başlıyorsanız mesela hızlı ve ucuz kore yayını, Grozer Turkish Base'leri veya Grozer biocomposite'leri tavsiye ederim.

Türk okçuluğunun diğer okçuluk kültürlerine nazaran en büyük farkı performansdır. Türk yayları delici gücü ve okları çok uzaklara fırlatabilmesi sayesinde ün sahibi oldu. Sadece süslü bir yay veya Türk yayının formu olması yeterli değil. Örn. Kore yayı, Türk yayına benzemiyor diye küçük görülmemeli, performans açısından çoğu Grozer yayından üstündür. Bu konuyu yeni makalemde biraz açtım (Türk okçuluğu nedir?)

Gökmen Altınkulp

Wednesday, 2 November 2011

Türk atlı okçu teçhizatı: Türk oku yapımı

Türk Oku için şaftın delinmesi

Türk-Osmanlı oku nasıl yapılır?

Atlı okçu atalarımızın savaş alanlarında gösterdiği başarılar hem yabancı hem Osmanlı kaynaklarıyla belgelenmiştir. Atlı okçu ve yaya okçu birliklerimizin üstünlüğü birçok kez kompozit Türk yayının üstünlüğü ile anlatılıyor. Ancak Türk savaş oklarının üstünlüğünden pek bahsedilmiyor. İnsan basit zannetse bile burada da birçok sır yatıyor. Özet bir karşılaştırma ve özellikleri sıralayalım. Osmanlı savaş okları diğer milletlerin oklarına nazaran (örn. İngiliz):
  • Hafif, 28-32 gram civarı. 
  • Kısa. uzunluğu ise 68-73 cm civarı 
  • Daha yüksek spine'a sahip 
  • Endamlı
  • Yelekler/tüyler uzun ve yassı. Yelekler gez başlangıcına kadar uzuyor
  • İnanılmaz süslenmiş olabiliyor
  • Temren dibi pirinç/boynuz rondelalar veya sinir ile sağlamlaştırılıyor
  • Temreni iğneli, üstten geçme değil


Ahşap
Osmanlı, savaş okları için genelde çam kullanırdı. Ben 'Carol Archery'den satın aldığım saz telli çam şaftlar kullandım (Scots pine Carol archery: http://www.carolarchery.com/carolarrws.html).
Kerestecilerden aldığım çıtalarla çok uğraştım (kuruttum, fırınladım vs) ama sonunda istediğim yüksek spine'ı hiç vermedi. (Spine hakkında daha çok bilgi: http://www.eastonarchery.com/company/faq). En uygunu Carol teyzenin çam çıtaları çıktı. Çıtaların spine'ını 80 librelik yayıma göre seçtim, yani çıtalar oldukça sert. Cedar yani sedir çıtalardan da çok iyi ok yaptım ama bu defa müze örneklerine daha çok benzesin dedim, ecdad çünkü çam kullanıyordu.

Çam şaftın delinmesi

İlkönce matkap ile okluk çubuğu deliyorsunuz, en zor işlemlerden biri bu. Deliğin tam ortada olması lazım.Çıtayı önceden ok uzunluğuna göre kesmiyorsunuz, hata yaparsanız çıtanın diğer ucunu kullanabilirsiniz. Matkap yerine hızı ayarlanabilir dremel tavsiye ederim. Deliği delerken şaftı azar azar döndürmek deliğin tam ortada olmasına yardımcı oluyor. Delik temren iğnesinden 1cm gibi kısa olmalıdır. Son 1 cm'i oku yukarıdan ahşap tahtaya bırakarak çekiçliyorsunuz. Bu işlemde dikkat edin yoksa şaft ucunu çatlatabilirsiniz.

Temren
Temrenler için demircinize gidiniz. Ucu sertleştirilmiş yüksek karbon zırh delici savaş temrenleri kullandım.
Bu gördükleriniz 6-8 gram gibi değişiyor. Osmanlı savaş temrenleri daima iğneli olur. Ünsal Yücel'in kitabında 'temrenleri ateşte kızdırıp çıtaya sokuyorlar' dese bile demirci arkadaşımız Michael Sodja bu ısıtma işleminin daha önceki sertleştirme işlemini bozacağını söyledi. Balık veya hayvan tutkalı ile temrenleri çıtaya sıkıştırıyorsunuz ve bekletiyorsunuz. (Resimde en üstte deve kemiğinden çavuş oku da görünmektedir)


Temrenli şaftlar
Temrenler şafta takılıp tutkallandı

Endam
Türk/Osmanlı oklarında farklı endam çeşitleri görülüyor, yani belli bir ayara göre ok çıtasının iki ucuna doğru incelmesi. Tarzı has, Şem endam ve kiriş endam. Savaş oklarında genelde tarzı has görünüyor. Şaftlara endamı eğe ve zımpara ile verebiliyorsunuz veya bir miyane ile.
Örnek ölçüler:
  • Temren dibi 0,78 cm, 
  • Şaftın ayak tarafından 15cm: 0,88 cm
  • Gezin en ince yeri 0,73 cm


Gezler
'Adi gez' yapmaya karar verdim. Bu terim sizi yanıltmasın, bugün birçok kişi bunun şaft sonunda basit bir kertik açmak olduğunu zannediyor. Testere ile gez yerini açtım sonra yavaşça eğeler, dremel ve zımparalarla istediğim forma getirdim. Formu önemli. Kirişin oturduğu yer geniş olup gezin sonuna doğru bu biraz azalıp sonra gez dudakları yine açılıyor.

Tutkal
Tutkal olarak hayvan tutkalı/boncuk tutkal (pearl glue, hide glue) veya balık tutkalı kullanıyorsunuz. Sinir ile beraber kullanılacağı için hayvan tutkalı olması gerekiyor. Boncuk tutkalı geceden ıslatıyorsunuz, bir ölçü tutkala bir ölçü su koyuyorsunuz. Kısık ateşte ısıtıyorsunuz ve karıştırıyorsunuz. Bu pis kokuya bir müddet sonra alışacaksınız :) Kaynatmamaya dikkat edeceksiniz, yüksek ısı tutkal içindeki kollagen adı verilen proteini denatüre edip (doğasını bozup) yapışma özelliğini azaltır.

Sinir
Dananın tendon sinirlerini kurutuyorsunuz ve çekiç ile dövüp pisliklerini temizliyorsunuz. Sırt tendonu bu işlem için pek uygun değildir. Yaşar Metin Aksoy abimiz bu işlemi gösteriyor:

Çıkardığınız lifler ince, hafif ve ipek gibi çıkana kadar lifleri ayırmaya devam ediniz. Kolay gözüken işlem çok uzun sürüyor ve biraz can sıkıcı. İyi ki yay yapımına başlamadım, yay yapımında çok daha fazla sinir gerekiyor..

Sinirleri geceden suda bırakıyorsunuz, bunlar gevşiyor ve uzuyor. Sinir liflerini tek tek alıp ısıttığınız tutkala batırıp resimdeki gibi temrenin ucuna doğru 3-5cm sarıyorsunuz ve kuruması için bekletiyorsunuz. Çavuş okuna sinir gerekmiyor. Fotoğraflarda görüldüğü gibik kuruyunca bu sinir/tutkal tabakasının ince zar gibi olması gerekiyor. Lifleri üst üste getirip potluk oluşmaması gerekiyor.

Sinir sarılmış ok şaftları
Sinir sarılmış şaftlar


Sinir sarılmış Türk oku şaftları
Sinir sarılmış gezler

Ertesi gün aynı işlemi gezler için yapıyorsunuz ve gezin dörtte üçünü (hatta tümünü) sinir ile sarıyorsunuz. Tutkalın kuruması bir iki gün sürebilir. Kuruduktan sonra jilet ile gezin kiriş girecek yerini kesiyorsunuz.

Sinir sarılmış şaftlar

Boyama ve cila
Osmanlı okları dünyanın en güzel süslenmiş oklarıdır. Sahibinin rütbe ve statüsünün işareti olduğu gibi farklı okçuların oklarını ayırt edebilmek için de yapılmıştır. Boyamayı, renkleri ve tarzı müze örneklerine uyarak yaptım. Ayak kısmını kırmızı, gez tarafını arada altın renk olmak üzere kırmızı ve mavi ile boyadım. Yeleğin bittiği yerde altın boya kullandım. Akrilik boya kullandım.


Türk okları boyanmış

Sinir sarılmış şaftlar boyanıyor

Osmanlı Türk savaş oku ve ıslık çalan çavuş oku
Cilalanmış şaft

Boya da kuruduktan sonra boyanın ve ahşabın korunması için cila kullanılması gerekiyor. Cila olarak balık veya hayvan tutkalı kullanabilirsiniz. Ben yat verniği kullandım. Yat verniği esnek olduğu için çatlama olmuyor. Boyama ve cila işlemi tutkal iyice kuruduktan sonra yapılması gerekiyor.

Yelekler
Yelek olarak beyaz kaz tüyü kullandım. Tam boy satın alıp kendim kısalttım. Uzunluğu 16cm. Tüyün kamışımsı şeyin altında süngerimsi birşey var, İngilizler buna quill diyor. Bunu ya bıçak ile ayırıyorsunuz veya zımpara makinesi ile inceltiyorsunuz. Avrupa oklarında bu madde ayrılmaz iken Asya ekolü oklarda daima çıkarılır. Yelek formu olarak yine müzelerde bulunan Osmanlı oklarını örnek aldım. Tüyü kesmede kolaylık olsun diye örn. koli bandına yapıştırıp kesebilirsiniz.

Ok yapımı için tüy
Kaz tüyü

Sonra teker teker tüyleri şafta yapıştırıyorsunuz. Dikkat edilecek şey: Osmanlı oklarında ok kirişe takıldığında bir tüy üste bakar diğer ikisi alt yanlara, bugünün makaralı yaylarının yelek yapısı ile aynı. Diğer Avrupa oklarında bu farklıdır.

Boyanmış Türk oku yelekleme işleminden önce
Yelekleme işlemi

Yelekleme işlemi

Bitmiş zırh delici Türk Osmanlı savaş okları
Bitmiş oklar

Türk Osmanlı savaş oklarının gezleri
Bitmiş oklar

Osmanlı oklarının diğer bir özelliği de yeleklerin gez başlangıcına kadar gelmesidir.

Türk Osmanlı savaş oklarının temren uçları
Bitmiş oklar

Türk Osmanlı savaş okları
Bitmiş oklar


Türk Osmanlı savaş okları tirkeşte
Bitmiş oklar tirkeşte

Genel ölçüler:

  • Okun uzunluğu temrenle beraber: 76cm
  • Okun uzunluğu temrensiz: 73cm
  • Çekiş mesafesi (gez kertiğinden temrensiz şaft bitiminie kadar): 71,5cm yani 28,1 inch
  • Gez kertiğinin uzunluğu: 1,04cm
  • Yeleklerin uzunluğu: 16cm
  • Ağırlık: 34-38g
  • Denge noktası: gez kertiğinden 43cm

Okların FOC (Front of Center) değeri
FOC değeri okun ön tarafında yüzde olarak ne kadar ağırlık olduğunu belirtir. Modern okçulukta normal bir FOC değerinin %7-10 civarı olması gerektiği söyleniyor. Denge noktası ne kadar önde olursa FOC değeri o kadar büyük olur. Denge noktası okun tam yarısındaysa bu değer 0 olur ve yarısından gerisindeyse FOC eksi olur. Menzil oklarında denge noktası daha gerilerde ve FOC negatif olabiliyor. Bu uzun mesafede daha dengeli olmasını sağlıyor.FOC hesabı için: (http://www.stickemarchery.com/stickemcart/archery-calculators.aspx)
FOC formülü:                                
FOC% = 100 x (A - L/2)
       L
L: ok uzunluğu (gez kertiğinden ölçülmüş)
A: Gez kertiğinden denge noktasına kadar mesafe


FOC= 100 x (43 - 75/2)  =  %7,33
75

Benim oklarımın denge noktası gez kertiğinden ölçüldüğünde 43cm'de.


Benim savaş oklarımda FOC %7 ve biraz düşük. Bu Osmanlı oklarına özgü hafif temren ve endamdan kaynaklanmaktadır.