Monday, 8 November 2010

Ok ve yay

Türk okçuluğunun ve Türk atlı okçuluğunun tanıtımına çok vakit harcıyoruz. Seve seve. Babürler olsun, Türkmen İranlılar olsun, Selçuklu veya Osmanlı olsun, Türki milletlerin tarihteki okçuluk ve atlı okçuluk kültürü dünyanın en gelişmiş okçuluk kültürüydü. Hem ok, yay gibi teçhizat olarak, hem atış tekniği olarak, hem teşkilat olarak (loncalar vs). Bu üstünlük birçok savaşlarda ve Okmeydanlarında kanıtlanmıştır.

Tanıtımda ben ve arkadaşlarım görüyoruz ki Türkiye'de kime sorarsanız sorun 10 kişiden 9'u yay diyeceğine ok diyor! Şimdi bu küçümsenmeyecek bir hata. Gazetelerde ve televizyonda bile yapılan çok yaygın bir hata. 'Türk oku' deniliyor ama yay kastediliyor. Bu hata herhangi bir başka dilde veya millette olabileceğini zannetmiyorum. Düşünsenize İngilizce 'bow' ve 'arrow', veya Almanca 'Pfeil' ve 'Bogen', veya Fransızca 'arc' ve 'fleche'i karıştırana hiç rastlamadım, zati çok komik olur. ''This English arrow has 130lbs drawweight.'' ??!!
Bu tenis raketine tenis topu demek gibi. Veya tüfeğe kurşun demek gibi.

Mütevazi bir şekilde yanlış bilenleri bilgilendirdiğimde de çok ilginç tepkiler oluyor. 'Sen ne karışıyorsun kardeşim'den 'Ahh nolcak ya anlıyo millet işte'ye kadar.

Burada birdaha basit farkı tekrarlamak istiyorum. Böyle muhteşem bir okçuluk geçmişine sahip olan millete daha güzeli yakışır.
'Uzağa fırlattığınız ok, elininzde kalan yay.'

Ok: 
(Türk oku, Grayson koleksiyonundan)


Yay :









                     (Türk yayı, Kemanger Cem Dönmez ustanın yapmış olduğu kompozit yay)

Umarım birşekilde bu blog'un bu hatayı düzeltmekte faydası olur.
Ok ve yay hakkında daha çok bilgi isteyenler için Ünsal Yücel'in 'Türk okçuluğu' kitabını öneririm.

Gökmen
gokmenaltinkulp@gmail.com

1 comment: