Sunday, 31 October 2010

İngiltere'ye ziyaret SPTA Nisan 2010

Son ana kadar yanar dağ sayesinde yüzde yüz belli olmayan İngiltere macerasına gidebildim. 23 Nisan 2010 Cuma akşamı uçağa Dublin'den binip 40 dakika sonra Bristol'a indik ve sağolsun kabzadaş İngiliz atlı okçusu Mike Ashington beni bekletmeden müsabakanın olduğu Tiverton'a götürdü. Muhabbet o biçim tabiiki atlı okçuluğun en son dedikodularını dinlemek vs zevkli ve kahkaha dolu vakit geçirdik.

Geleneksel okçuluk müsabakası Cumartesi ve Pazardı, bunu organize eden Hilary teyze çok ilginç ve bazen hedefleri gaddarca yerleştirmişti. Örneğin ağaçların arkasında bir direğin yakınına atmak gerekiyor ama direği ağaçlardan göremiyorsun, yani nereye attığını bilmiyorsun. Veya atış yeri ve hedef arasında tam bir ağaç veya bir dal var ve bir ayağin yerde kazığa deymesi gerekirken dalın etrafından atabilmek için maymuna dönüyorsun. 
 Çin/Mançu stilinde atan arkadaşımız

Resimdeki arkadaş Peter Dekker, Hollandalı bir okçu. Biz nasıl Türk okçuluğunu ve atlı okçuluğunu araştırıyorsak o da Mançu stilini araştıryor, yaylardan, oklardan, atış stiline ve tarihine kadar. Bilgi alışverişinde bulunmak heyecan verici birşeydi. Çinlilere bilhassa okçuluk, kılıç ve atçılık alanında Türk kavimlerden aktarım olmuş. Örneğin Türk kılıcı çok başarılı olduğu için Çinliler de benzer bir form vermişler kendi kılıçlarına. Öte yandan Türkler de Çin motif ve desenleri kullanmış.
Cumartesi öğlen atlı okçuluk gösterisi vardı, hem okçuluk müsabakasının tamamını hem atlı okçuluk yaparım diyordum ama olmadı, öğlene doğru okçuluk grubumdan ayrıldım ve atları hazırlamaya başladık. Katıldığım okçuluk disiplinlerde puanım gayet iyiydi. Diğer İngiliz atlı okçusu Tim Macmillan sağolsun kendi atını bana verdi. Kendisi sırf Japon atlı okçuluğu Yabusame'yi öğrenmek için 5 sene Japonya'ya gitmiş ve tek yabancı olarak onu dahil etmişler. 'Son samuray' filmindeki gibi atıyor, ne yazıkki Japon elbiselerini getirmemiş.
Japon Yabusame tarzı atlı okçuluk yapan Tim Macmillan

Gösteriye oranın atlı okçuluk kulübünün bazı üyeleri de katıldı (www.ashmoorhorsebackarchers.com). Okulun hocası Hayley Bishop'un muhteşem bir Arap atı vardı, kuyruğunu dimdik havada tutuyordu ve çok hızlıydı:


Biraz da kılıç ile gösteri yaptım ve birkaç teknik gösterdim:
İki tür yenilik oldu, biri 92 libre tatar yayımla atın üstünde atışlar yaptım. Herkesin ağazı açık kaldı. 90 libre longbow atan (warbow demeyi tercih ediyorlar) bir arkadaş benim Kırım Tatarı birtürlü çekemedi.  90 libre ama onunki 32 inch'teymiş. Bizim Grozerler standard 28inchte ölçülüyor. Bilhassa Macarlar atlı okçusunun sadece 30 libre yayla savaşa gittiğini savunuyorlar, bizim yaylara ne gerek var buna zaten yapılamaz diyorlar. Benim göstermek istediğim Osmanlı atlı okçusunun 100lbs üstü yayları kullandığıdır. Nedenleri de zırh delebilme, okun daha düz uçması (flat trajectory), bundan dolayı farklı mesafelere daha kolay nişan alması vs vs.

Osmanlı/Türk atlı okçusu
Yukarıdaki fotoğraf ilginç. Tam teçhizatlı bir Osmanlı tarzı Türk atlı okçusu, ama altındaki Welsh/Irish cob İrlanda atı :) Bu at ırkı eskiden yük taşımak için veya tarlaları sürmek için kullanılırmış.

92libre yay ile at üstünde atış videosu burada. Biraz müzik de ekledim can sıkıcı olmasın diye..

http://www.youtube.com/watch?v=xx9YRJS6D90

İkinci yenilik de eski Türklerin (Memlük, Osmanlı vs) bir kullandığı teknik var, kılıcı omuza alıyorlar oku atıyorlar ve hemen kılıcı kullanabiliyorlardı, bunu yerde ve sonra at üstünde denedim. Bunu yalnız ikinci gün yaptım çoğu kişi daha tarlalarda ok atarken. Videosu burada:

Kılıç ve yay kombinasyonu
Videoyu açamayanlar için fotoğraf ekleyeyim:

Son olarak da menzil attık ve kartondan yapılmış çok güzel adam boyunda Fransız ordusu hedeflerine attık. Bana 90 libre longbow'u verdi arkadaşlar ve zevkle attım. Menzil okları bizim puta oklarına benziyor, önü zeytuni temrenli, endamlı ve ince ve küçük yelekli. Attığım mesafe heralde 200-250m civarıydı ve bunu çok iyi bir mesafe olarak gördüler. Savaş okları baston gibi kalın ve farklı farklı zırh delici uçlara sahip. Ok zırhı delmese bile süvariyi attan düşürmek için yetiyormuş. Adamlar 120-130 libre yew longbowlarla quarterpound (113gram) savaş oklarını savaş menziline fırlatıyorlar. Küçümsenecek birşey değil. Cesur yürek (Braveheart) filmi aklıma geldi hep...









Fransız ordusu
Bunları vurmak zordu, uzak mesafeden atıldı çünkü, birkaç kişi vurdu. 


90 libre ile İngiliz uzunyayı atışım:

http://www.youtube.com/watch?v=qBcAVNU9rJo


Akşamleyin de ok atıldı. karanlıkta uçları özel yanıcı maddeyle donatılan oklarla atıldı, muhteşem bir görüntüydü.


Bir komik fotoğraf, bu fotoğrafta Mançu okçusuyla muhabbet ediyorum ve arkada Fransız okçu arkadaşımız var. Fotoğrafta sanki Mançu okçusu elinde bir cüce tutuyor gibi çıkmış:

Benim için ilginç olan orada tanıştığım okçuların birçoğu asya tipi bir yayın longbow'dan daha üstün olduğunu zaten bilmeleri. Hatta Longbow'unu aldığım arkadaşın Asya tipi yayı vardı zaten, ben longbow atarken o onu attı, daha hızlı ve atması daha zevkli dedi. Ben diyorum ki bekleyin böyle müsabakalara festivallere kompozit yaylarla gidelim, eğer fiber asya yaylara hızlı diyorlarsa..
Osmanlı/Türk stili okçuluğunu uzunyay/longbow'culara anlatırken


Türk Jarmaki atışı
Resimde gördüğünüz atış 'Jarmaki' atışı, Türk tekniği olduğu yazılı ve 'jarmaki' kelimesi 'germek' gibi bir kelimeden türemiş olabileceği tahmin ediliyor. At üzerinden atılıyor. Amaç atın direk dibindeki hedefleri vurabilmek bilhassa kuyuda veya duvarın arkasında saklananları. Kirişi ensenin arkasına çekerek okun açısını değiştirebiliyorsunuz, aksi taktirde atı vurursunuz. 

Etkinlik yerel gazeteye de çıkmış:
http://www.thisisexeter.co.uk/news/Horseback-archers-skills/article-2073622-detail/article.html
http://www.metro.co.uk/news/823670-teenager-beats-experts-in-the-ancient-fighting-skill-of-horse-archery
Tüm fotoğraflar burada:

Sonuçta yine Türk (atlı) okçuluğunu ve kültürünü tanıttık, bazı eski dostları gördük, yeni arkadaşlar edindik. İngiltere buraya yakın olduğu için şanslıyım ileride daha sık gitmek için fırsatlar olacak. Bazıları yazık Türklerin okçulukla ilgili olduklarını hiç bilmiyorlarmış. Orta Asya bağlantımızı anlatmaya özen gösterdim, Osmanlı'dan önce de var olduğumuzu anlattım. Şuna da dikkat ettim, insanları sıkmadım, daha önceki bazı müsabakalardan biliyorum, hep 'TÜRK OKÇULUĞU-ZİHGİR-EN İYİ BİZİZ' şeklinde yaklaştın mı insanlar çabuk sıkılıyor ve bıkıyor.
Amacıma ulaştığıma bir amcanın söylediğinden anladım. 'Türk kültürünün çok iyi bir elçisi oldun, teşekkür ederim' dedi. İnşallah hepberaber gideriz ileride, omuz omuza (veya diz dize atlı okçular için) okları atarız..


Gökmen
gokmenaltinkulp@gmail.com

No comments:

Post a comment