Macaristan'daki dostlar tarihi bir kaynak bulmuslar, buradan paylasmak istedim:
Ali Pasa töklövész pályái Buda körül (Sudár Balázstól) Az Ali pasa igen jámbor vala Szép temérdek vörös szakálla vala Jó nyilas és pályafuttató vala Szép játékja hozzá illendő vala. Ali pasát láttam Óbuda felől Egy magas fát ásatott fel az mezőn Egy gombot csináltatott az tetején Ló futtában meglövi az mezőn Budaörs felől... csináltatott Budakeszi után is ásatott Vassal hosszan ám összefoglaltatott Tetejében fellőtt nyilát ott látod Anon: Icon vicissitudinis humanae vitae. 1587 körül. Siirin anlamı kısaca : Ali paşa çok iyi bir insandi Çok büyük al sakalı vardı Iyi okçu ve iyi binici idi Güzel oyunlaıi kendisine yaraştı Ali Pasa Buda’nin Óbuda şerine yakın yöresinde Ovada uzun bir direk diktirdi Üstüne bir top oturttu Dörtnal koşan atından okuyla vurdu Buda’ni öbür uçunda, Budaörs köyüne doğru Başka bir saha yaprırdı Budakeszi köyüne doğru yine başka bir saha yaptırdı Demir çemberlerle kuşattı Yukarıya attığı okunu şimdi de görebilirsin. Ismi bilinmemsiş bir şairin şiiri, 1587.
Safevi İran'da bir Çevgan oyununu gösteren minyatür (1546)
Savefiler, Babüriler, Memlükler ve bilhassa Osmanlı ve Selçukluların askeri gücü süvari birliklerine dayalıydı yani atın çok önemli bir yeri vardı. Muharebeyi kazanıp veya kaybetmek atlara bağlıydı, bu yüzden atlarını özel eğitmeleri gerekiyordu. Süvari kuvvetleri üzerine dayalı orduların hemen hemen hepsi savaş olmadığı zaman atların idmanını sağlamak için oyunlar geliştirmiştir. Bunların bazıları Cirit, Kökpar veya Çevgan (Polo oyunu).
Polo oyunu Türkçe ismiyle Çevgan, veya Farsçası چوگان çogan
Memlük Çevgan oynarken (Cam vazo 1300)
Savaş atları için Polo'nun faydaları:
Atın ve binicinin kaslarını geliştirir, mafsalları ve sinirleri kuvvetlendirir. Sakatlanma riskini azaltır
At ile iletişimi geliştirir, kargaşa anında binicinin komutlarını atın anlaması rutin hale gelir
Komutları sessiz ve kamçısız, sadece bacak ve üzengi ve eğerde ağırlık dengesini değiştirerek vermeyi rutin hale getirir (sonuçta savaşta da kamçı için elleriniz kılıç kalkan ile dolu olabilir. Savaş alanı atın sesinizi duymayacak kadar gürültülü olabilir...)
Aniden hızlanıp dörtnala kalkmak
Aniden durmak
Aniden sağa, sola veya geriye dönmek
Atın başka atları itebilmesini alıştırmak
Başka atlar ittirdiğinde yerinde durabilmek
Polo atı
Polo atları hakkında da biraz bilgi vermek isterim:
Atların ırkı genelde İngiliz atı (English Thoroughbred). (Bu atların asıl Türk atı olduğunu unutmayalım)
Büyüklüğü 150-160cm arası (cidago yüksekliği). Daha büyük olursa çeviklikten kaybeder, daha küçük olursa hızdan kaybeder. Yani bu büyüklük tam ortası ve mükemmeldir
Şimdi 'Arap atı olmaz mı' diye soran arkadaşlar olacaktır buna da değinmek istiyorum: olur ancak İngiliz atıyla daha başarılı olursunuz. İngiliz'in kıç kasları daha gelişmiş ve kısa mesafede daha hızlıdır örn top 5-10 metrede ve topa ilk ulaşmak istiyorsunuz. Aslında İngiliz Arap'dan her mesafede daha hızlıdır, sonuçta tescilli dünyanın en hızlı atı (ve yine unutmayın 'İngiliz' atını kaybettiğimiz 1686 Buda savaşından başlayarak Türk ve Arap atlarını karıştırarak elde ettiler ve 'İngiliz' damgasıyla tanıtıyorlar
Polocrosse atı
Yurtdışına taşınalı yaklaşık 6 senedir 'Polocrosse' denen bir sporu yapıyorum.
Polocrosse Polo'ya çok benziyor ama bazı farkları var: Polocrosse:
Raketlerde yuvarlak ağ var ve topu içine alıp topu fırlatabiliyorsunuz.
4 yerine 3 kişi bir takım oluşturuyor.
Biraz daha az kural var, oyun biraz daha sert. At üzerinde Rugby diyorlar..
Aşağıda geçen senenin (2015) Dünya Şampiyonası final maçını seyredebilirsiniz.
Atların güzelliğine, hızına ve çevikliğine bakın: https://youtu.be/E2CiLHKibck
Şimdi asıl konuya gelelim. Polo veya Polocrosse maçının kendisi zaten atlar için çok faydalıdır ancak buna da hazırlık için bazı egzersizler var ve bunları sizlerle paylaşmak istedim. Önemli olan yukarıda yazdığım gibi bunu kamçısız ve ses etmeden sadece bacaklar ve ağırlık dengesiyle yapabilmek. İyi dönebilmek için mümkün olduğu kadar ağırlığınız arkada olur, yani dik oturursunuz, öne eğilmezsiniz. Bu atın ön ayaklarını serbest kılar ve dönmesini kolaylaştırır. At arka ayaklarının üstünde dönmesi gerekir. Hafif dizginleri kullanabilirsiniz ama asıl bacak hareketiyle ata komut verirsiniz. Dönerken atın ayakları birbirine değebilir bu yüzden bandaj sarmayı tavsiye ederim.
1. Taklit / Ayna
2 tane 50m x 50m gibi bir sahada oynanır. Bir kişi kendi tarafında başlar ve hızlı manevralar yapar, örn hızlı dörtnala kalkar, sağa sola gider, yan yan gider, arkaya öne gider, durur, bir daha dörtnala kalkar vs.
Diğer binici de kendi tarafında ayna gibi hareketleri kopyalar ve aynı hızda olmasına çaba gösterir. Sonra değişilir.
2. Sağ mı sol mu?
Binici hızla bir direğe veya antrenöre doğru dörtnala gider. Son anda antrenör sağ veya sol der veya işaret eder. Binici ona göre sağa veya sola döner (direğe veya antrenöre değmeden tabiiki)
3. Köşe dönmece
10-15m arayla dörtgen olacak şekilde direkler veya huniler yerleştirilir. Binici her köşeye geldiğinde direğin etrafında 1 kez 360 derece dönüp bir sonraki köşeye doğru gider. Bu idmana ilk yavaş başlayıp sonunda hızlı dörtnalda yapılmalıdır
4. Slalom
5-6 direk veya huni slalom olabilecek şekilde dikilir. Binici yukarıdaki resimdeki gibi en hızlı şekilde direklerin etrafından geçer ve son direğe gelir. Bunu iki kişi veya takım ile yarış olarak da yapabilirsiniz.
5. 360 derece dönme
Bu egzersiz atın kıvraklığını ve çevikliğini geliştirir ve aynı zamanda ata dönerken bacaklarının nerde olması gerektiğini öğretir. Direkler veya huniler 15metre arayla dikilir. At hızlı dörtnala koşturulur, ilk huniye gelince 360 derece dönülür sonra bir sonrakine gidilir, sonuncuya gelince 360 derece dönüşten sonra hızlı dörtnala başlangıç noktasına geri dönülür. Bunu yine bir yarış olarak da yapabilirsiniz.
6. Kovalamaca
Biri kovalayan olur, biri kaçan. Kaçana 5 metre mesafe verilir ve kaçmaya başlar. Kovalayan yakalamasın diye sağ sol vs yapar. Kovalayan at diğer atı itebilirse kazanmış olur ve roller değişir. Bunu 5dk boyunca yapıyorsunuz.
7. 'L' idmanı
Binici ilk köşeye doğru dörtnala gider ve köşeye gelmeden dönmek için yavaşlar sonra döner. Sonra birdaha başlanır. Farklı pozisyonlardan başlanabilir örn köşeye sırtını dönük, yan vs.
Bu sitenin konusu atlı okçuluk ve sipahiler olsa da o dönemin kültürünü ve zengin tarihimizi bilelim, anlayalım ve yaşatalım! Satrancın Türk/Osmanlı/Selçuklu ve İslam kültüründe çok önemli bir yeri vardır. Şimdiki toplum maalesef ya tüm akşam dizi izler veya Facebook'ta saatlerce oyalanır. Eskiden insanlar hünerlerini satranç oyununda gösterirlermiş. Bir dost ile muhabbet edip satranç oynamak en keyifli şeylerden biridir. Kışın genelde at binmediğim için bol bol vaktim olur ve satranç kulübünde veya www.chess.com gibi satranç sitelerinde oynarım. Satrancın bu kadar ilgimi çekmesinin nedeni, savaş oyunu olmasından kaynaklanmaktadır. Savaş meydanlarındaki gibi piyadeler, atlar, kaleler vardır ve gerçek muharebelerdeki gibi stratejiler sonucunda ya kazanırsınız ya kaybedersiniz.
Türklerde satranç
Satranç genelde 64 kareli bez parçanın üstünde oynanırdı. Modern satranca nazaran kurallar az farklıydı ama genelde benzerdi. Eski satranç hakkında bilgi: http://en.wikipedia.org/wiki/Shatranj
Taşların özellikleri aynı olsa da şekilleri zamanla değişmiş.
Türk tarihininde satranç oynayan önemli kişiler:
Mevlana satranç oynarmış
Fatih Sultan Mehmet. Seferihisarlı İsmail Şaban'a Satranç name-i Kebir kitabını yazdırır
Yavuz Sultan Selim Han. Gençliğinde derviş kıyafeti giyerek Tebriz'e gider. İran Şahı ile satranç oynar ve yener. Bu oyundan ödül aldığı 1000 altını orada bulunan bir üzengi taşının altına gizler. Yıllar sonra buraları fethettikten sonra o altınları yine bulur ve askerlerine bağışlar.
Kanuni Sultan Süleyman. "Sırrı Hibalil Müsacede" adlı Kadı Abdurrezaki Şatranci'ye ait "Karel'efrenç fi lubülş-şatranç" kitabı yazdırır
4. Murat. Sarayda, seferlerde, konuklarıyla ve doktoru Emir Çelebi'yle satranç oynamayı severdi.
3. Ahmet. 1726 yılında Polonya kralı 1.Stanislav'a satranç takımı hediye etmiştir. Bu takım Krakov müzesindedir.
Mustafa Kemal Atatürk. İyi bir oyuncuymuş.
(Kaynak: http://salihlisatranc.com/satranc-oyunu/turkiyede-satranc/ ve http://www.satrancokulu.com/satranc-makaleleri/234-ltranporcular.html)
14. yy İran Türkmenleri satranç oynarken (yaylar gözden kaçmasın..)
Selahattin Eyyübi satranç oynarken
Hintli misafirler İran kralı 1. Hüsrev ile satranç oynarken
Tebrizli Şemsettin Satranç oynarken (İran)
Thomas Hyde'ın kitabından: Satranç taşların türleri (1694)
Satrancın faydaları:
Sabır, ani karar vermemek
Günlük hayatta da ilkönce düşünüp, tüm seçenekleri gözden geçirip ondan sonra karar vermek
İyi bir seçeneği tatmin edici bulmayıp daha iyisini arayıp bulmak
Beyin gücünü arttırmak
Kaybederken kazanmak, kazanırken kaybetmemek
Hangi hamleye ne kadar zaman harcayacağını bilmek. (önemsiz kararlara fazla zaman harcamamak, önemli kararlara yeteri kadar düşünme zamanı ayırmak)
Türk/Selçuklu/İslam satranç taşları:
Osmanlı satranç seti - Topkapı Sarayı Müzesi
Selçuklu satranç seti (Metropolitan Museum of Art, New York)
18. yy
Hindistan 1870
Mısır veya Suriye, 10. yy
Semerkant'da bulunan satranç figürleri (Özbekistan milattan sonra 700-712 arası)